
Psikodinamik yaklaşım, bireyin bugünkü duygu ve davranışlarının, geçmiş yaşantılar ve içsel çatışmalarla yakından ilişkili olduğunu kabul eder. Çocuklukta ebeveyn ve bakım verenlerle kurulan ilişkiler, kişinin kendisiyle ve başkalarıyla olan bağlarını şekillendirir. Terapi sürecinde bu erken deneyimlerin izleri ele alınarak, bireyin iç dünyasında farkındalık ve dönüşüm sağlanır.
Psikodinamik yaklaşım, kişinin iç dünyasında ki anne, baba, bakım vereniyle yaşadığı deneyimlerin “içsel temsiller” olarak yaşam boyu etkili olduğunu vurgular. Bu içsel anne/baba temsilleri, kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkilerin temelini oluşturur. Psikodinamik Yaklaşım ise bu içsel ilişkilerin keşfedilmesi ve yeniden yapılandırılması, kişinin duygusal esneklik kazanmasını sağlar.
Bununla birlikte danışanın çocukluk döneminde ki ilk ilişkilerinde yaşadığı duygu ve beklentileri, psikolog ile ilişkisi içerisinde yeniden canlanır. Psikolog, danışanın kendisiyle kurduğu bu ilişkiyi dikkatle ele alarak kişinin bilinçdışı örüntülerini görünür hale getirir ve daha sağlıklı ilişki kurma yollarının gelişmesini destekler.
Bazı bireylerin yaşadığı “terk edilme korkusu” ve “bağımsızlık ihtiyacı” arasındaki çatışmalarını da ele alır. Bu kişilerin tedavisinde ki amaç; kişinin gerçek benliğini keşfetmesine, duygularını düzenlemesine ve daha sağlıklı sınırlar geliştirmesine yardımcı olmaktır.